t2174a 13 Takipçi | 32 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (331)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (13)

NAZIM HİKMET-OF BORJENSKİ ... KİMDİR?..

2013-03-09 16:16:00
NAZIM HİKMET-OF BORJENSKİ ... KİMDİR?.. |  görsel 1

Nazım Hikmet 1902 yılında Selanik’te doğmuş, 1963 yılında Moskova’da ölmüştür. Yani O’nun doğduğu şehirde, öldüğü şehirde Cumhuriyet sınırlarımızın dışındadır. Annesi Celile Hanım, Babası ise Hikmet Bey’dir.

Nazım’la birlikte 1921 yılında Rusya’ya kaçan Vâlâ Nurettin "Bu dünyadan Nazım geçti" adlı eserinin 32. sayfasında Celile Hanım’ın, büyükbabası olan Mustafa Celaleddin Paşa’nın, BORJENSKİ soyadlı Polonya’lı bir Yahudi olduğunu yazar. Yine aynı eserin 33. sayfasında ise Nazım’ın anneannesinin büyük dedesi olan Müşir Mehmet Ali Paşa’nın da Fransız asıllı bir protestan olduğu kaydedilmektedir. 

8 Şubat 1977 tarihli ''Y. Milli Mücadele Dergisi'' bakınız Nazım Hikmetin kimliği hakkında neler yazıyor:

-Aslen bir Yahudi. Anne tarafından büyük dedesi Ferit Mustafa Celalettin Paşa, asıl adı Konstantin BORJENSKİ olan bir Polonya Yahudisi! Baba tarafından büyük dedesi Mehmet Ali Paşa ise Fransız kökenli olup; protestan mezhebine bağlı Magdeburg’lu Karl de Trois soyuna mensup…

Bu gerçek Nazım Hikmet tarafından bir şiirinde şöyle teyid edilmiştir:

''Lehistan’dan gelmiş dedelerimden biri...
Göğsümüzü kabartmıyor değil,
Dedelerimden birinin lehli oluşu...’’

Moskova’da ziyaret ettiği bir sanat okulunun hatıra defterine;

"Moskova uyanan dünyanın yeni Kabe’sidir. Ben yaptığım bu hac’da yeni imanımın ışıklarını buldum " 

yazarak komunistliğini Rusya’da tescillettiren Ertuğrul MUHSİN yaşadığı dönemde şüphesiz Nazım’ın en büyük hamisiydi… 

''Kafatası'', ''Unutulan Adam'' gibi sonunda yasak kitaplar arasına giren eserler Ertuğrul MUHSİN’ in marifetiyle Şehir Tiyatrosu sahnelerinde günlerce oynamış, o zamanın tek film şirketi olan "İpek Film" Stüdyosu’nda da Nazım’a vazife verilmesi yine Ertuğrul Muhsin’in tavassutu ile olmuştur.. Nazım’ın hamiliğini yapanlar, O’nun Moskova’dan azgın bir komunist olarak döndüğünü bilmiyorlar mıydı?..

Nazım’ın piyesleri, yoldaşı Ertuğrul MUHSİN’ in sayesinde Şehir Tiyatroları’nda gösterime girince bu durum Nazım’a hem para hem de şöhret kazandırmıştı. Üstelik Nazım’ın şöhreti Atatürk’e kadar ulaşmıştı. Atatürk’te Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek iltifat etmediği için: "Şunun şiirlerini bir de kendi ağzından plağa alın, getirin bakayım" talimatını verdi. Nazım’ın, ''Hazer'' ve ''Salkımsöğüt'' adlı şiirleri kendi sesinden plağa kaydedilip ATATÜRK’e getirilmiş, ATATÜRK bu şiirleri dinledikten sonra aynen: 

"BU ŞİİRLERDE TÜRK MİLLETİNİN HAYATINA KASTEDEN BİR BOMBA VAR" demişti. 

Atatürk ona ilk notu vermiş, şiirlerinin muhteviyatındaki korkunç maksadı anlamış olmasına rağmen, Atatürk’e yakın olmaya çalışanlar, Atatürkçülüğü kimseye bırakmayanlar, ATATÜRK’ ün bu beyanından sonra bile Nazım balonunu şişirmeye devam etmişlerdir…

Nazım’ın ‘28 KANUNASANİ’ başlıklı şiiri dikkatle okunduğu zaman her hareket ve her hadisede Atatürkçülük’ten bahseden, bizdeki komunistlerin aslında Atatürk’ün adını bir maske, hatta bir cankurtaran simidi gibi kullandıkları daha iyi anlaşılır. Nazım’ın ilk ve açık komunist propaganda yapan şiirine birlikte göz atalım; "28 KANUNASANİ" Nazım Hikmetof:

Trabzondan bir motor açılıyor
sahilde kalabalık 
motoru taşlıyorlar
son perdeye başlıyorlar!
burjuva kemal'in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar
hav hav hak tü
yoldaş unutma bunu burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:
hav...hav...hak...tü

Nazım Hikmet görüldüğü gibi komunist Mustafa Suphi, Etem Nejat ve arkadaşlarının Trabzon açıklarında motörlü kayıkta öldürülüşlerinden dolayı büyük bir kin içinde...

Ulu önder Atatürk'e burjuva diye hitap edip o ve şanlı Türk askerine köpek diyor… 

NAZIM’IN MOSKOVA HAVA LİMANINDA VERDİĞİ BEYANAT:

Nazım Moskova’ya indiğinde kendini karşılayanlara ve Rus resmi haber ajansı İNTER TASS’ a aynen şu şekilde konuşmuştur: 

Kaynak Rus Tass Ajansı (İNTER TASS), yer Moskova Havaalanı, yıl 1951... verdigi demeç: 

"O kadar bahtiyarım ki! Ben bütün hayatımı, idealimi, aşkımı bu muazzam şehre borçluyum. BEN SOVYETLER BİRLİĞİNİN ÇOCUĞUYUM. Bugün memleketimin halkı Amerikan Emperyalistlerinin elinde esirdir. Türk Halkı Amerikan üniforması giydirilerek Kore’ye kaatil olmaya gönderilmektedir. Stalin benim için çok mühimdir. Gözümün ışığı, fikirlerimin kaynağıdır. BENİ STALİN YARATTI.. Her şeyimi ona borçluyum.." 

DEVAM EDELİM... yer ‘’Moskova Tiyatro Okulu’’, okulun anı defterindeki yazısı "Moskova uyanan dünyanın Kabesidir. Ben yaptıgım bu hac da yeni imanımın ışıklarını buldum."

DEVAM EDELİM... Kore Savaşı’nda her ne kadar Türk Askeri’nin orada işi olmasa da, dönemin ABD uşakları sayesinde gönderilen, bulundugu mevzilerden zerre oynatılamayan efsane olmuş Türk tugayına, Rusya’dan "Teslim ol Mehmet" diye şiir yazıyor!...

DEVAM EDELİM... 1950-60 arası Bulgar Hükümeti Türkler’in anayurduna göc etmesine izin verdikten sonra ülkedeki bütün Türklerin anayurda dönmek icin Türk elçiliklerine başvurması üzerine kararı geri almak isteyen Bulgarlar, Türklerin isyan sinyali vermesinden sonra bu kararı geri alamamış ve abileri Moskoflardan yardım istemislerdi. Moskoflar Nazım Hikmetof’u görevlendirip Bulgaristan’a yolladılar, Hikmetof burada Türkler’i anayurda göçten vazgeçirmek için Türkiye’yi kötüleyerek göçü önleme propagandası yapmıstır!

1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan komunist Nazım için yapılan kampanyalar şüphesiz ilk değildir ve son da olmayacaktır. Günümüzde de bu tür kampanyalar devam etmektedir... Geçmişte Ankara’nın CHP’li Belediye Başkanı Vedat DALOKAY, Deniz GEZMİŞ’ in mezarından aldığı toprağı Moskova’ da Nazım Hikmet’in mezarına koyarak bu işin siyasiler içindeki yolbaşçısı olmuştu…

Geçmişte de, İstanbul Büyük Şehir belediyesi Eski Başkanı FAZİLET PARTİLİ ALİ MÜFİT GÜRTUNA yaptığı Moskova ziyaretinde NAZIM HİKMET BORJENSKİ adlı bu YAHUDİNİN mezarı başında dua ederek (!), Nazım Hikmet’in mezarını İstanbul’a getireceğini ve ona anıt mezar yaptıracağını söyleyerek O’nun üzerinden siyasi rant sağlamaya çalışmıştır.

Ve nihayet "iade-i itibar" olarak algılanan Türk Vatandaşlığına iadesi de gerçekleşmiştir.

İstiklal savaşımızda 18 yaşındaki delikanlılardan 70 yaşındaki dedelere kadar erkekler cephede savaşırken, yaşlı Türk anaları vatan malı ıslanmasın diye kış günü bebeğinin üzerindeki örtüyle silahların üzerini örterken, Nazım Hikmet 20 yaşında cepheye koşacağı yerde komünist Sovyetler Birliğine devrimi kutlamaya koşmuştur!

Lenin, 6 yıl içinde 28 psikopos, 1215 papaz, 6.575 profesör, 8.800 hekim, 54.850 subay, 260.000 er, 105.000 polis memuru, 48.000 jandarma, 12.500 memur, 335.250 aydın, 192.000 işçi, 815.000 köylü olmak üzere yaklaşık 2 milyon kişiyi katletmiştir. Nazım bu gerçeği bile bile Türkiye'yi Moskova'ya uydu komünist bir devlet haline getirmek için mücadele etmiştir!

Nazım, Stalin için ''beni o yarattı'' demiştir. Stalin 112 bin Türk'ü ve ailesini buzlara gömmüştür. 425 bin Türk'ü yük vagonlarında haftalarca aç, susuz, tuvaletsiz, havasız bırakarak yerlerinden etmiştir. Kırım Türklerini, Özbek Türklerini birbirine kırdırtmaya çalışmıştır. Türk'ü Türk'e kırdırmak için elinden geleni yapmıştır. Nazım, Stalin'in öldüğü akşam Budapeşte radyosundan Stalin'e şiirler, ağıtlar okumuştur!..

Nazım'ın Stalin'i değil, sürgün edilen yüz binleri, katledilen milyonları sevmesini isterdik…

O, Lenin gibi milyonların katillerine, Stalin gibi soydaşlarımızı hayvan vagonlarına doldurup Sibirya buzlarında ölüme terk eden canilere aşık olmuş, Türk milletini düşman çizmelerinden kurtaran Atatürk'e ve Türk ordusuna hakaret yağdırabilmiştir.

Atasına ve ülkesinin kurucusuna, bu ülkenin en büyük varlığına, yüce önderine, ordusunun neferlerine köpek diyen, Atatürk'e burjuva diyen insanın, milyonlarca Türk'ün katili Stalin'e ‘beni Stalin yarattı’ diyen insanın, ülkesi savaşa girdiğinde Rusya’dan kendi askerine ‘teslim ol’ diye şiir yazan insanın, memleketi aleyhinde propaganda yapan insanın vatan sevgisi falan yoktur! 

Kafayı çekip çekip ah toprağım, vah ağacım, tüh traktörüm diye şiir yazarak vatansever olunmuyor! 

KAYNAKLAR:
1-Nazım Hikmet vatan haini mi , vatan şairi mi?
2-8 Temmuz 1976 tarihli Vatan Gazetesi (Şen olasın Nazım Hikmet- Aziz Nesin)
3-1976 tarihli YENİÇAĞ dergisi Nazım Hikmet Özel sayısı (TDKP’ nin Doğu Almanya’ da yayınlanan bülteni)
......

1194
0
0
Yorum Yaz